AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKayıt OlKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 cahiliyye dönemi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ankara canavarı
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 31
Kayıt tarihi : 26/11/07

MesajKonu: cahiliyye dönemi   Salı Kas. 27, 2007 7:34 pm

Bilgisizlik, Gerçegi Tanimama. Islâm, Tam Bir Aydinlik Ve Bilgi Devri Oldugu İçin, Arabistan'da Islâmiyet'in Yayilmasindan Önceki Devre, Daha Dar Anlami İle Hz. Isa'dan Sonra Peygamberimizin Gelmesine Kadar Geçen Zamana "cahiliyye" Devri Adi Verilmistir.

cahiliyye, İnsanin Allah'i Geregi Gibi Tanimamasi, Ona Kulluk Etmekten Uzaklasmasi, Onun İlâhî Hükümlerine Degil De Kisinin Kendi Hevâ Ve Hevesine Uymasi, İnsanlarin Koydugu Emir Ve Yasaklara, Siyasî Sistem Ve Düsüncelere İnanmasidir. Kur'an-i Kerîm'de: "onlar Hâlâ Cahiliyye Devri Hükmünü Mü İstiyorlar? Gerçegi Bilen Bir Millet İçin Allah'dan Daha İyi Hüküm Veren Kim Var?" (el-mâide, 5/50) Buyurulur. Islâm'in Hakim Olmadigi Ortamlar Cahiliyye Çaglaridir. Çünkü İlâhî Bilginin Kaynagindan Yoksun Olan Ortamlardir. Islâm'in Gelisinden Önceki Dönemde Yasayan Müsrikler Allah'a İsyan Etmis Onun Hükümlerine Sirt Çevirmis Bir Toplum Olarak Son Derece İlkel Ve Cahil Hayat Sürüyorlardi. Cahiliyye Araplari'nin Sürdügü Hayattan Ve İçinde Yasadiklari Ortamdan Bazi Örnekleri Söyle Siralamak Mümkündür:

putlara Taparlardi

cahiliyye İnsanlari Allah'in Varligini Kabul Etmekle Beraber Putlara Taparlardi. Onlar Putlarinin Allah Katinda Kendilerine Sefaatçi Olacaklarina İnanirlar Ve: Biz Onlara Ancak Bizi Daha Çok Allah'a Yaklastirsinlar Diye İbadet Ediyoruz" (ez-zümer, 39/3) Derlerdi.

ıcki Icerlerdi

sarap İçmek Adeti Çok Yaygindi. Sairleri Her Zaman İçki Ziyafetinden Bahseder, İçki Siirleri Edebiyatlarinin Büyük Bir Kismini Teskil Ederdi. Hatta Enes B. Mâlik (r.a.)'in Bildirdigine Göre Islâm'da İçki, Mâide Suresi'nin Doksan Ve Doksanbirinci Ayetleriyle Kesin Olarak Haram Kilinmis, Hz. Peygamber (s.a.s) Tellal Bagirttirarak Bunu İlân Ettiginde Medine Sokaklarinda Sel Gibi İçki Akmistir (müslim, Esribe, 3)

kumar Oynarlardi

cahiliyye Çaginda Kumar Da Çok Yaygindi. Cahiliyye Araplari Kumar Oynamakla Övünürlerdi. Öyle Ki Kumar Meclislerine Katilmamak Ayip Sayilirdi. Onlarin Sairlerinden Biri Karisina Söyle Vasiyette Bulunur:

"ben Ölürsem, Sen, Aciz Ve Konusma Bilmeyen, İki Yüzlü Ve Kumar Bilmeyen Birini İsteme."

tefecilik Yaparlardi

tefecilik Almis Yürümüstü. Para Ve Benzeri Seyleri Birbirlerine Borç Verirler; Kat Kat Faiz Alirlardi. Borç Veren Kimse, Borcun Vadesi Bitince Borçluya Gelir: "borcunu Ödeyecek Misin, Yoksa Onu Artirayim Mi?" Derdi. Onun Da Ödeme İmkâni Varsa Öder, Yoksa İkinci Sene İçin İki Katina, Üçüncü Sene İçin Dört Kat İna Çikarir Ve Artirma İslemi Böylece Kat Kat Devam Ederdi. Tefecilik Ve Faizin Her Çesidini Haram Kilan Allah, Özellikle Araplar'in Bu Kötü âdetlerine Dikkati Çekerek "-ey İman Edenler! Kat Kat Faiz Yemeyin." (Âli Imrân,3/130) Buyurmustur.

faiz Oranlari Cok Büyüktü

faizcilik Araplar Arasinda O Kadar Yerlesmisti Ki Ticaretle Onun Arasini Ayiramiyorlar; "faiz De Tipki Alis-veris Gibi" Diyorlardi. Bunun Üzerine İnen Ayette: "Allah Alis-verisi Helâl, Faizi İse Haram Kilmistir. " (el-bakarâ, 2/275) Buyrulmustur.

fuhus Cok Büyük Orandaydi

cahiliyye Araplar'i Arasinda Fuhus Da Nadir Seylerden Degildi. Cariyelerini Zorla Fuhusa Sürükleyenler Vardi. Kur'an-i Kerîm'de Bu Hususa İsaretle: "ıffetli Olmak İsteyen Cariyelerinizi Fuhsa Zorlamayin. " (en-nûr, 24/33) Buyurulur.

kocanin Birkaç Metresi Oldugu Gibi, Kadinin Da Baskalariyla İliskide Bulunmasi, Bazi Çevrelerce Nefretle Karsilanmayan Bir Davranisti. Fuhusla İlgili Cahiliyye Araplarinin Su Adetlerini Zikredebiliriz:

kadin âdetinden Temizlendikten Sonra Kocasi Ona "su Adama Git Ve Ondan Hamile Kal" Derdi. Kadin İstenilen Adamla Beraber Olduktan Sonra Kocasi Hamileligi Belli Oluncaya Kadar Ona Yaklasmazdi. Sonra Yaklasabilirdi. Bu, İyi Bir Çocuga Sahip Olmak İçin Yapilirdi.

sayilari Üç İla On Arasinda Degisen Bir Grup Erkek Kadinin Evine Girerek, Sirasiyla Hepsi De Onunla Cinsi Münasebette Bulunurdu. Kadin Hamile Kalip Da Dogum Yaparsa Dogumdan Bir Kaç Gün Sonra Bu Erkekleri Çagirir, Erkekler De Zorunlu Olarak Bu Davete İstirak Ederlerdi. Sonra Onlara: "olanlari Biliyo Rsunuz, Dogum Yaptim" İçlerinden Birine İsaret Ederek "çocugun Babasi Sensin" Derdi. O Da Bundan Kaçinamazdi.

bazi Fuhus Yapan Kadinlar Da Taninmalari İçin Kapilarina Bayrak Asarlardi. Bu Tür Kadinlardan Biri Dogum Yaptigi Zaman Teshis Heyeti Toplanip Çocugun Kime Ait Oldugunu Tespit Ederdi. O Da Çocugun Babasi Oldugunu Kabul Etmek Zorunda Kalirdi. (buhârî, Nikah, 36)

kadina Deger Verilmez, Hak Ve Hukuku Taninmaz, Adeta Bir Esya Gibi Telakki Edilip Miras Alinirdi. Biri Ölüp Karisi Dul Kalinca Ölenin Varislerinden Gözü Açik Biri Hemen Elbisesini Kadinin Üzerine Atardi. Kadin Daha Önce Kaçip Bu Halden Kurtulamazsa Artik Onun Olurdu. Dilerse Mehirsiz Olarak Onunla Evlenir, Dilerse Onu Bir Baskasiyla Evlendirerek Mihrini Almaya Hak Kazanir Ve Kadina Bundan Birs Ey Vermezdi. Dilerse, Kocasindan Kendisine Kalan Mirasi Elinden Almak İçin Onu Evlenmekten Menederdi. Bunun Üzerine İnen Ayette: "ey İnananlar! Kadinlara Zorla Mirasci Olmaya Kalkmaniz Size Helâl Degildir. " (en-nisâ, 4/19) Buyurulmustur. (sevkânî, Fethu'l-kadir, I, 440).

yiyeceklerin Bazisi Yalniz Erkeklere Ait Olup Kadinlara Yasak Ediliyordu. "onlar: Bu Hayvanlarin Karinlarinda Olan Yavrular Yalniz Erkeklerimize Mahsus Olup, Eslerimize Yasaktir. Ölü Dogacak Olursa Hepsi Ona Ortak Olur" Dediler (en'âm, 6/139)

kizlari Diri Diri Topraga Gömerlerdi

cahiliyye Araplari'nin Kötü Adetlerinden Biri De Kiz Çocuklarini Diri Diri Topraga Gömmeleriydi. Onlar Bunu Namuslarini Korumak Veya Ar Telakki Ettikleri İçin, Bazilari Da Sakat Ve Çirkin Olarak Dogduklarindan Yapiyorlardi. Kur'an-i Kerîm'de Su Ayetlerde Buna İsaret Edilir: "onlardan Birine Rahman Olan Allah'a İsnat Ettikleri Bir Kiz Evlâd Müjdelense İçi Öfkeyle Dolarak Yüzü Simsiyah Kesilirdi. " (ez-zuhruf, 43/17), " Diri Diri Topraga Gömülen Kiz Çocugunun Hangi Suç La Öldürüldügü Soruldugu Zaman... " (tekvir, 81/8-9), "ortak Kostuklari Seyler Müsriklerden Çoguna Çocuklarini Öldürmeyi Süslü Gösterirdi. "(el-en'âm, 6/137)

ekin Ve Hayvanlarini İki Kisma Ayiriyor Bir Kismini Allah'in Böyle Emrettigini Sanarak Allah'a Veriyor Ve Bir Kismini Da Allah'a Es Kostuklari Putlarina Ayiriyorlardi. Onlar Bu Batil İnanç Ve Adetlerinde Biraz Daha İleri Giderek Allah'in Payina Düseni Aliyorlar, Onu Es Kostuklari Putlarin Payina Ekliyorlardi. Ama Putlarinin Payindan Alip Öbürüne İlâve Ettikleri Görülmüyordu. "Allah 'in Yarattigi Ekin Ve Hayvanlardan O'na Pay Ayirdilar Ve Kendi İddialarina Göre: "bu Allah'indir, Su Da Ortak Kostuklarimizindir" Dediler. Ortaklari İçin Ayirdiklari Allah İçin Verilmezdi. Fakat Allah İçin Ayirdiklari Ortaklar İ İçin Verilirdi. Bu Hükümleri Ne Kötüydü!" (el-en'âm, 6/136).

bir Kisim Hayvanlarla Ekinlerin Bazisini Dilediklerinden Baskasina Yasakliyorlardi. Ayrica Bir Kisim Hayvanlara Binerken Ve Keserken Allah'in Adinin Anilmasina Engel Oluyorlardi. (el-en'âm, 6/138).

bunun Disinda Hayvanlarla İlgili Su Adetleri De Vardi:

deve Bes Batin Dogurup Besincisinde Erkek Dogurursa Kulagini Çentip Serbest Birakirlardi. Artik Ona Binmeyi Ve Sütünü Sagmayi Haram Kabul Ederlerdi. Buna "bahîra"* Derlerdi.

saibe*; Dilegi Yerine Gelen Kimsenin Putlara Adadigi Deve İdi. Buna Da Binilmez Ve Sütü Sagilmazdi.

vasîle*; Koyun Disi Dogurursa Kendileri İçin; Erkek Dogurursa Putlari İçin Olurdu. Sayet Biri Erkek, Biri Disi Olmak Üzere İkiz Dogurursa, Disinin Hatiri İçin Erkegi De Kesmezler Ve Buna "vasîle" Derlerdi.

hâm* ; Bir Erkek Devenin Soyundan On Döl Alinirsa Onun Sirti Haram Sayilir, Su Ve Otlakta Serbest Birakilirdi. Kimse Ona Dokunmazdi.

bütün Bunlardan Baska Müsrikler Atalarindan Devraldiklari Birtakim Adetleri Devam Ettirme Konusunda Direniyor Ve Hatta Bunlarin Bazilarinin, Kendilerini Allah (c.c.)'a Daha Çok Yaklastirdiklarini İleri Sürüyorlardi.

ıbn Ishak Sunlari Aktariyor: "kureys, Ya Fil Olayindan Evvel Veya Daha Sonra Meydana Geldigini Tahmin Ettigim Bir Bid'at Ortaya Çikardi Ki, Tarihte (hums) Diye Anilip, Asalet-i Diniye İddiasindan İbarettir." Bunlar: "biz, Ibrahim'in Evladiyiz, Ehl-i Harem Biziz, Beyt'in Sahibiyiz, Mekke'nin De Sâkini Bulunuyoruz. Arap Kabilelerinden Hiçbir Kabîle, Bizim Sahip Oldugumuz Bu Se Ref Ve İtibara Sahip Degildir. Binaenaleyh Biz, Bu Müstesna Mevkiimizin Seref Ve İtibarini Korumaliyiz. Bundan Sonra Harem Haricinde Hiçbir Seye Tazim Etmeyip Bütün İhtiramatimizi Harem Dahilinde Hasretmeliyiz. Meselâ, Arafat'ta Halk İle Bir Sirada, Yan Yana, Omuz Omuza Durup Vakfe Etmek, Sonra Halk İle Geri Dönüp Gelmek Bizim Kadrimizi Tenzil Eder" Diyorlardi.

ıbn Ishâk Devamla: "kureysliler Bu Asalet Fikrini Ortaya Koydu Ve Uygulamaya Da Basladi. Arafat'a Çikmayi, Arafat'tan İfazâyi Terk Ettiler. Herkes Arafat'ta Vakfe Ederken, Bunlar Müzdelife'ye Giderler, Orada Dururlardi. Ve "biz Ehlullahiz, Harem-i Serif'in Hâdimleriyiz" Diyerek, Digerleriyle Esitligi Kabul Etmezlerdi. Fakat Bunlar, Arafat'ta Vakfe Etmenin Ibrahim (a.s.)'in Dini Muktezasi Oldugunu Bili Yorlardi. Kinâne İle Hüzâaogulari Da Bu Hususta Kureys'e İltihak Etmislerdi.

bunlar Hac İçin, Umre İçin Gelen Bedevîlere Müdahaleye Kadar İleri Gitmislerdir. Harem Hâricinden Gelen Herkesin, Beyt'in İlk Tavafi Siyab-i Hums İle Tavaf Etmelerini Kararlastirdilar Ve Uyguladilar. Bu Kararin Neticelerinden Biri: Kim Ki Adi Bir Elbise İle Gelip Tavaf Ederse, Tavaftan Sonra O Elbiseyi Çikarip Atmasi Zarûrî İdi.

bu Kararlarin İkinci Neticesi İse; Asilzadelere Mahsus Bir Elbisesi Olmayan Bedevî Erkeklerin Çiplak; Kadinlarin Da Yalniz Önü Yirtmaçli Kisa İç Gömlegi İle Tavafa Mecbur Edilmesidir.

bu Ve Bunun Gibi Pek Çok âdetler Yürürlükte İdi. Rasûlullah (s.a.s)'a İletilinceye Kadar Da Bu âdetler Yürürlükte Kalmaya Devam Etti. Daha Sonra Da A'râf Suresinin 26, 27, 28, 31 Ve 32. Ayetlerinde, Çiplak Tavaf İle Birlikte Diger Bid'atler De Yasaklanmistir.

ebû Hüreyre (r.a.)'den Gelen Bir Rivayete Göre, Ebû Bekr Es-siddik (r.a.) Vedâ Hacc'indan (bir Sene) Evvel, Hz. Peygamber Tarafindan Hac Emîri* Olarak (mekke'ye) Gönderildiginde, Ebû Bekr De Ebû Hureyre'yi Kurban Bayrami'nin İlk Günü Mina'da Büyük Bir Cemaat İçinde Halka (su İki Maddeyi) İlâna Memur Kilmistir. (ebu Hüreyre): "ey Nas! Iyi Biliniz, Bu Yildan Sonra Müsriklerin Haccetmeleri, Çiplaklarin Da Kâbe'yi Tavaf Etmeleri Yasaktir" Demistir. (sahîh-i Buhâri, Tecrid-i Sarih Tercümesi, Vı,13) Fakat Onlar Bunu Kabule Yanasmamislar, Atalarini Körükörüne Taklide Çalismislardir. "onlara: Allah'in İndirdigine Ve Peygambere Gelin Dendigi Zaman: Atalarimizi Üzerinde Buldugumuz Sey Bize Yeter' Derler. Alalari Bir Sey Bilmeyen Ve Dogru Yolu Da Bulamayan Kimseler Olsalar Da Mi?" (el-mâide, 5/104). Islâm, Topluma Hakim Olunca Bütün Bu Cahilî Sistemin İlkel Davranislarini Tamamen Yasaklamistir" (el-mâide, 5/103).

bütün Bunlara Baktigimizda, Cahiliyye'nin Bir İnanma Biçimi Oldugunu Görüyoruz. Cahiliyye; Bir Seyi Gerçegi Disinda Bilmek, Anlamak Ve Buna Göre Amel Etmek Demektir. Bu Duruma Göre Cahiliyye; İnsanin Ve Toplumun Islâm Öncesi Ve Islâm Disi Bir Yasayis Biçimiyle Yasamasi Demektir.dogru Yolun Ziddi, İlmin Aksi Olan, Eskiyen Ve Degisken Olan, Bölgelere, Kavimlere Ve Anlayislara Göre Kurulan Her Türlü Islâm Disi Rejimler; Cahilî Sistemler Ve Hükümlerdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
cahiliyye dönemi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Atatürk'ün Hayatında 19 Sayısının Önemi
» İSLAMDA EVLİLİĞİN ÖNEMİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: ––––•(-•TaRiH•-)•–––– :: İslam Tarihi-
Buraya geçin: